Diona Leke Kremi
Lavina Aşk Parfümü

Balayında Nasıl Mutlu Olursunuz?

22 Nisan 2014
577 kez görüntülendi

Balayında Nasıl Mutlu Olursunuz?
Akasya Tozu
balayiHiçbir gelin, düğün bitip balayına gittiğinde, evlilik sonrası depresyonuna girmeyi ummaz. Bu büyük sıkıntının üstesinden gelmek mümkündür ama onunla baş edebilmek için öncelikle belirtilerini iyi tanımak gerekir.
 
Düğün gününüz, hayatınızın en güzel ve önemli günlerinin başında gelir. Siz, sevdiğiniz adamla evlendiniz… Üstelik en sevdiğiniz arkadaşlarınızın, ailenizin, dostlarınızın gözü önünde. Sizi seven herkes, mutluluğunuza şahit olmak için oradaydı. Herkes size imrendi. Aşkı kim istemez?
Genellikle bu muhteşem, mutlu günün ardından sevdiğiniz kişiyle baş başa yaşanacak bir balayı planı vardır. Onun ardındansa el ele gerçek bir yaşama adım atarsınız. Hayat önünüzde öylece uzayıp gidecektir. Beklenen tam da bu iken, çiftlerden bazıları, tepe noktasından hızla düşerek, duygusal bir boşluk içine girdiklerini hisseder.
Psikiyatrlar, “Evlilik Sonrası Depresyonu” denilen bu sıkıntılı durumun, yeni evlenen her 10 kişiden birinin başına geldiğini söylüyor. Bu çiftler severek, isteyerek ve büyük bir hevesle evlenmelerine rağmen, evlilik töreninin ardından ani bir depresyona giriyorlar. Uzmanlar bu durumu, çok sayıdaki gelin adayının bütün vaktini, enerjisini ve dikkatini bu büyük gün için kullanıp, düğünün bitmesi üzerine boşluk hissi yaşamaları olarak açıklıyor. Çoğu kişi, o büyük günün ardından, “Peki şimdi ne olacak?” sorusuyla yüz yüze kalıyor.
Seda A. Şu an 35 yaşında ve iki yıl önce evlenmiş. Onun ifadesine göre, düğünün bitmesiyle birlikte büyük bir boşluk hissi başlamış. Kendi kendine “Peki şimdi ne olacak?” sorusunu sormuş. Yaşadığı hissi “Sanki artık yaşanacak manalı bir şey kalmamış gibiydi” diye açıklıyor. Oysa, eşiyle ilk flört ettiği günlerden beri onunla evliliği hayal etmiş “Muhteşem bir düğünle evlenecektik ve herkes hayatında gördüğü en güzel gelinin ben olduğumu söyleyecekti. 18 yaşımızdan beri birlikteydik ve 28 yaşımdan beri düğünümüzün hayalini kuruyordum”. Seda, düğünle ilgili detayları planlamaya yaklaşık 12 ay önceden başlamış. Ufukta düğün belirdikten sonra hayatındaki her şey onun için ikinci plana düşmüş. Düğünle ilgili en ufak detayla bile kendi ilgilenmiş. Bu nedenle her şey istediği, arzuladığı gibi yürümüş. Söylediğine göre “Kusursuz bir düğündü ve ardından güzel bir balayı planımız vardı. İkimizde romantik bir tatili hak emiştik. İnanılmaz derecede yorgunduk. Sonunda planlanması gereken bir düğün, uğraşılaak detaylar yoktu ve önümüzde şahane bir tatil vardı”. Tam rahatlaması gereken noktada Seda kendinde bir gariplik hissetmeye başlamış “Duygularımda bir tuhaflık vardı ve hep ağlamak istiyordum. Üstelik bu hissi yaşamam için ortada bir sebep bile yokken…”
Eve döndüklerinde durum daha kötüye gitmiş. Seda kendini bomboş hissediyormuş ve sürekli “Mutlu bir yaşama adım attım. Niçin kendimi mutlu hissetmiyorum?” sorusunu sormaya başlamış. Şimdi o günleri her anımsadığında, düğün fotoğraflarına bakmanın bile onu ağlattığını hatırlıyor. Seda bu zor günlerde eşinden büyük destek görmüş. “Ben tüm bunları yaşarken, eşim gerçekten inanılmaz bir anlayış gösterdi. Düğün sonrası depresyonu yaşıyordum. Bir süre önceye kadar, hayatımı düğünümün kusursuz olması için yaşar hale gelmiştim. Şimdi ise planlanacak bir düğün, koşturulması gereken işler, stres, heyecan ve ilgilenilecek detaylar yoktu. Eşim benim bu ruh halimi dikkate aldı ve bana bu zor zamanlarımda gerçekten çok yardımcı oldu. Sanki yeni evlenmiş bir çift değilmişiz, hâlâ sevgiliymişiz gibi hissettirdi”. Seda’nın bu ruh hali yaklaşık üç ay sürmüş ve şimdi çok mutlu bir evliliği var.
“Evlilik Sonrası Depresyonu” yaşayan 31 yaşındaki Lale M. ise, Seda’nın aksine evlilik töreni için uzun zaman hazırlanma şansı olmayanlardan. Tüm hazırlıkları sadece birkaç hafta içinde halletmesi gerekmiş. Üstelik düğünle ilgili çoğu şeyi onun yerine anne ve babası planlamış. Kimi detayları zamansızlıktan son güne bırakmak zorunda kalmışlar. Hızla hazırlanmasına rağmen kusursuz bir düğün gerçekleşmiş ve çok güzel bir balayı yaşanmış. Eve döndüklerinde, nedense kendini mutlu bir evliliğe adım atmış gibi hissetmediğini fark etmiş.
balayıBüyük beklentiler
 
Uzmanlara göre, bu depresyonun kaynağı modern hayatla ve ilişkilerin yaşanma biçimiyle alakalı. Televizyonda, dergilerde bize söylenen hayatımızın aşkıyla karşılaşıp, onunla evlenmeye karar verdiğimizde tüm yaşamımızın harika olacağı. Bize anlatılana göre, sevdiğimiz kişiyle hayatımızı birleştirdiğimizde yaşamımızın bir anda daha mutlu, kusursuz ve yaşanılır olması gerekiyor. Şayet evlenmişseniz, hayatınızın mükemmel olmaması için de bir sebep olmadığı…
Ama gerçek yaşam söz konusu olduğunda televizyonda, dergilerde ve masallarda anlatılanların tamamen geçersiz olduğunu görüyorsunuz. Bu hepimiz için ciddi bir hayal kırıklığı. Evlilik, yaşadığımız kültürde önemli bir gösterge. Bu öyle bir gösterge ki, hayatınızın eşini bulmayı, onunla birlikte bir hayata adım atmayı ve mutluluğu yakalamayı başardığınızı herkese ilan ediyor. Tıpkı liseden, üniversiteden iyi bir dereceyle mezun olmak gibi. Herkesin sizden beklentisi bunu başarmanız ve ardından evlilik hayatına sadece bir gün içinde adapte olmanız. Bu yeni yaşamı başarıyla devam ettirmeniz bekleniyor. Oysa ki duyguların iniş ve çıkışları, yeni yaşama kolayca uyum sağlayamama gibi hesaplanması gereken çok fazla ihtimal var. Yeni evlenen çiftler, “Dünya evine girmek” tanımında olduğu gibi, bir kapıdan geçip kolayca yeni bir yaşama alışmalılar… Eski yaşamınızı, alışkanlıklarınızı ise hemen bu kapının ardında bırakmanız lazım. Oysa evlilik ve ilişkiler söz konusuyken, kimse başarıyı en baştan garantileyemiyor. Yaşanan en ufak hayal kırıklığı veya işlerin yolunda gitmemesi durumunda, başarılı evlilik hayali ciddi yara alıyor. Bu nedenle de günümüz insanının, evlilik ve diğer ilişkilerde daha gerçekçi olmaya ihtiyacı var.
Uzmanlara göre, çoğu çift evliliğin en mutlu geçmesi gereken ilk senesini, en ciddi hayal kırıklıklarının yaşandığı zaman dilimi olarak hatırlıyor. Çünkü insanlar evlilik hayatına, evliliğe dair gerçekçi beklentiler içinde başlangıç yapmıyor. Hoşlandığınız şeylere tam adapte olmadan önce kirli çoraplar, oraya buraya saçılmış eşyalarla ilgilenmeniz gerekiyor. Üstelik bunlara adapte olmak için önünüzde bir zaman yok. Çünkü siz artık evlisiniz!
Kimi çiftler evlilik defterini imzalarken, bir yastıkta 40 yıl geçirmek için söz verdiklerini bile düşünmüyor. Birlikte yaşanacak bir ömrün, açık bırakılan klozet kapaklarıyla, çamaşır yıkamanın hayattaki en önemli şey haline gelmesiyle ilgili olabileceğini hiç hesaplamıyorlar.
Evlilik baskısı
 
Evlilik töreninin bitişiyle birlikte, kendinizi madalyonun diğer yüzüyle yüzleşmek zorunda hissedebilirsiniz. Bu yeni bir histir. Çoğunlukla düğün için oradan oraya koştururken, seremoninin bitişine kendinizi hazırlayamazsınız. Koşturmaca bittiğinde, adrenalin salgısı düşer ve beyniniz fiziksel anlamda bir çeşit yorgunluk, kırgınlık haline geçer. Buna bağlı olarak hislerinizde bir düşüş ve amaçsızlık hali yaşarsınız. Evlilik ertesinde yaşanan sıkıntılar sadece ruhsal değil, kimi zaman fiziksel olabiliyor. Henüz yedi aydır evli olan Reyhan B.’nin başına gelenler, tam olarak bununla ilgili. Evlilik töreninin ertesi sabahı sesini kaybeden Reyhan B., tam beş gün hiç konuşamamış. Üstelik kendini çok yorgun hissetmiş ve neredeyse tüm balayını yatakta uyuyarak geçirmek zorunda kalmış. Fiziksel sağlığı ile ilgili sorunlar yüzünden, tüm balayı tatilini bir hayal kırıklığı hissiyle tamamlamış.
Peki, bu mutlu günün ertesinde kendinizi bulutların üzerinde hissetmeniz için bir yol yok mu?
 
Var elbet!
 
Oyunun kuralı, hzırlıklı olmak! Yani evliliğin getireceği sorumluluk hissine, yeni şartlara karşı duygusal olarak kendinizi hazırlamanız gerekiyor. Bütün sorun, evlenecek çiftlerin tüm hazırlıklarının sadece o büyük gün için oluşu. Ertesi gün başlayacak yeni yaşamla ilgili duygusal anlamda bir hazırlık yaşamıyorlar. Bu dönemde tüm dikkatler düğüne ve onunla ilgili detaylara yöneliyor, evlilik yaşamına değil. İlişkinizse neredeyse hayatınızdaki öncelikler sıralamasında en arka sıralara düşüyor. Herkesin gözden kaçırmaması gereken asıl nokta tamamen göz ardı ediliyor. Aslında tüm bu tören ve hazırlıkların tek nedeni, sizin yeni başlayacak hayatınız! Esas olan evlilik yaşamına adım atmanızken, sanki başarılı bir düğün töreni tüm amacınız haline geliyor.
 
Sonsuza kadar mutlu
 
Uzmanlar, evlilik yaşamına adım atacak çiftlerin, hayal kırıklığı yaşamamak adına, evlilikle ilgili beklentilerini net biçimde karşılarındakine anlatmaları gerektiğine işaret ediyor. Bu noktada açık konuşmaktan kaçınmak, konuşmaları daha sonraya ertelemek, peri masalınızı bir kabusa çevirebilir. Çiftler arasında mutabakata varılması gereken en önemli konu ise para, çocuklar ve evlilik yaşamından beklentileriniz. Bu konuları, evlilik tarihinden ne kadar önce konuşursanız sizin için o kadar isabetli. Oysa, günümüzdeki çiftlerin çoğu, bu türden konuşmaları evlilik tarihinden sonraya erteliyor. Onlara göre, bu tarz konular ancak evli çiftlerin yapacağı türden konuşmalar. Evlilik öncesinde fikir ayrılıklarını görmek, bunları tartışmak arzu edilmeyen bir durum.
 
Esasen kendinizi düğün sonrasında bir parça yorgun ve boşlukta hissetmeniz tamamen normal. Yoğun ve telaşlı bir hazırlık döneminden sonra vücudunuz, kendine gelebilmek adına dinlenmeye çekilebilir. Bu dönemi geçirirken, birlikte yapmaktan hoşlandığınız şeyleri bile yapmak istemeyebilir, kendinizi aşırı yorgun hissedebilirsiniz. En güzeli hızı biraz kesmek ve kendinizi zorlamayı bırakıp, birkaç haftayı fiziksel ve ruhsal toparlanmaya ayırmaktır.
 
Peki birimiz bu ruh halinde ise diğer neler yapabilir? Eşiniz böyle bir dönemden geçiyorsa, yapacağınız tek şey, onunla yakından ilgilenmektir. Neyin ona iyi geldiğini, hangi yöntemin işe yaradığını bu dönemde keşfetmeniz gerekebilir. Bu belki biraz zaman alacaktır. Ama unutmayın, siz henüz bir takım oldunuz ve bu sizin bir takım olarak ilk birlikte çalışmanız. Elbette, gerektiğinde bir uzmandan yardım almayı da denemelisiniz. Muhtemelen tüm ihtiyacınız, işin uzmanından alınacak küçük bir yadım, eşinizin sevgi dolu bakan gözlerinden ibarettir…
 
Evlilik sonrası depresyonu için önlemler
 
1- Hislerinizi paylaşın
Nasıl hissettiğinizle ilgili olarak karşınızdaki kişiye dürüst olun. Nikah öncesi ve sonrasıyla ilgili olarak hislerinizi açıkça söyleyin. İlişkilerde olası sorunları çözmek için ilk adımı, eşinizle sağlam iletişim kurarak atın.
 
2- Hislerinizi izleyin
Hissettiklerinizle ilgili gerçekçi olun. Boşlukta mısınız, kötü müsünüz, mutsuz musunuz? Bu duygular yanlış kişiyle evlendiğinizi göstermez. Çoğunlukla yeni bir yaşama alışmakla ilgilidirler.
 
3- Eğlenceli şeyler planlayın
Tatillerde dışarı çıkın. Bu gibi zamanlarda ne yapacağınızı düşünürken, geçmişte yapmış olduğunuz ve hoşunuza giden aktiviteler size yol gösterir.
 
4- Yeni ve gerçekçi hedefler edinin
Evlilik hayatı, birlikte yaşanacak harika bir gün veya aylardan ibaret değildir. Evliliğin sonsuza kadar sürmesi amaçlanır, bu amaç için yıllarca birlikte çalışmak gerekir. Sürekli bir kusursuzluk hali beklemeyin.
 
5- Yeni şeylere odaklanın
Evlilik planlarınızı gerçekleştirmek belki yaşamınızdaki en önemli işti. Bunu başardınız. Şimdi, eşinizle birlikte sürdüreceğiniz yeni bir yaşamı hedefleyin.
 
6- Arkadaşlarınızla birlikte vakit geçirin
Evlenmiş olmanız her anınızı eşinizle geçireceğiniz anlamına gelmez. Arkadaşlarınızla buluşmak, onlarla birlikte vakit geçirmek daha pozitif hissetmenizi sağlar.
Akasya Tozu

Balayında Nasıl Mutlu Olursunuz? Konusuna Ait Etiketler

Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yukarı Çık
golden lovita bayan azdırıcı aşk parfümü gainmax kilo aldırıcı teff tohumlu çay sipariş
macuni mahrem epimedyumlu macun fatmax